Öküzini Mağarası, Geç Paleolitik çağdan Neolitik döneme uzanan katmanlarıyla Katran Dağları eteklerinde yer alan tarih öncesi bir yerleşim alanıdır.
- Dağ
- Mağara
- Arkeoloji
- Tarih
Bir bakışta
- Varış
- Yürüyüş gerekir
- Zemin
- Kireçtaşı yarıkları ve taşlık zemin
Öküzini Mağarası neden önemli?
Anadolu'da Epipaleolitik dönemin kültürel yapısını sistematik verilerle sunan ilk arkeolojik yerleşimdir. Bulunan 20.000 civarında hayvan kemiği, çeşitli yaban hayvanlarının avlandığını gösterir. Alanda, 300 km mesafedeki Kapadokya'dan gelmiş 56 obsidyen parça tespit edilmiştir. Doğu Göllü Dağ ve Nenezi Dağ kökenli bu parçalar, uzun mesafeli takas ağlarını kanıtlar. Ayrıca su kuşlarına ait kemikler, Geç Pleistosen dönemi biyotopu hakkında da bilgiler sağlar.
Öküzini Mağarası nasıl gidilir?
Yürüyerek
Mağaraya yürüyerek erişim sağlanır.
Araçla
Karain Mağarası'ndan arabayla 8,5 km sürüş mesafesindedir.
Aracını bırakacağın yer
702 m yürüyüş/patikaOraya yol tarifi
Varış noktası
Öküzini MağarasıDöşemealtı, Antalya
Harita uygulamasında aç
Gitmeden önce bil
Yakın mesafedeki Karain Mağarası ile birlikte ortak bir gezi planlayabilirsiniz.
Bölgedeki kazılardan elde edilen bazı alet topluluklarının incelemeleri Antalya Müzesi'nde yapılmıştır.
Alana yürüyüşle erişim sağlandığından gezinizi buna göre planlayabilirsiniz.
Ziyaret adabı
Yeri korumak ve rahat gezmek için
Zemin taşlık ve engebelidir, kaygan tabanlı ayakkabı uygun değildir; alan büyük ölçüde açıktır, gölge ve su sınırlıdır.
Öküzini Mağarası nerede?
Antalya il merkezinin yaklaşık 32 km kuzeybatısında, Döşemealtı ilçesine bağlı Yağca Köyü sınırlarında bulunur. Katran Dağları eteklerinde konumlanan mağara, Antalya ovasına bakan bir yamaçtadır. Karain Mağarası'nın yaklaşık 1,3 km kuzeydoğusunda kalır. Çevresinde karstik su kaynakları mevcuttur.
Öküzini Mağarası hangi döneme ait?
Orta Paleolitik, Üst Paleolitik, Epipaleolitik ve Neolitik dönemlere ait kalıntılar taşır. Yerleşim alanında Epipaleolitik dönemin tanımlayıcı unsurları bulunur. Alet grubu içinde en yoğun olarak ön kazıyıcılar yer alır. Ayrıca yumuşakça kabuğundan kolyeler ve delikli kemik iğneler de bulunmuştur.
Öküzini Mağarası hakkında bilgi
Girişi büyük kaya bloklarıyla neredeyse kapanmış durumdadır. İç kısımdaki ana oda kireçtaşı çatlakları boyunca 20 metre derinliğe kadar uzanır. İçinde ocak taşları, kül birikintileri ve mezar izleri barındırır. Taş aletlerin çoğunluğu, 20 km uzaklıktaki Göksu ve Burhan nehirlerinden getirilen yerel çakmaktaşı ile radyolaritlerden üretilmiştir. Alanda gerçekleştirilen yüzdürme işlemlerinde çeşitli bitki kalıntıları tespit edilmiştir.
Sık sorulan sorular
Öküzini Mağarası'na nasıl gidilir?
Öküzini Mağarası kimler yaptırmış?
Öküzini Mağarası hakkında kısa bilgi nedir?
Tarihçe
1950'li yıllarda İsmail Kılıç Kökten tarafından keşfedilen alanda beş kültür katmanı tanımlandı. 1980'lerin ortalarında Türk-Alman ortak ekibinin başladığı çalışmalara, 1989'dan 1999'a kadar Işın Yalçınkaya ve Marcel Otte başkanlık etti.
Tübingen Institut für Urgeschichte bünyesindeki araştırma grubu tortu, polen ve fauna incelemeleri yaptı. Toprak örnekleri gözetmenler eşliğinde yüzdürme yöntemleriyle çıkarıldı. Tortu analizleri alt katmanların kireçtaşı parçalarıyla karıştığını, üst katmanlarda ise insan faaliyetiyle gelmiş olabilecek gri gölsel tebeşir yoğunluğunu gösterdi.
Radyokarbon analizleri, günümüzden yaklaşık 18.000 yıl önce başlayan yerleşimin milattan önce 18.200 ile 6640 arasına yayıldığını saptadı. 1991 yılındaki incelemelerde alet toplulukları dört farklı teknokomplekse ayrıldı.
Kazılarda 15.000'den fazla yonga, 129 çekirdek, 500 civarında düzeltili alet ve 27 kemik alet bulundu. En eski katman olan Teknokompleks I, Üst Paleolitik çağa aittir. Burada yaban koyunu ve keçisi kalıntıları yoğunluktadır.
Teknokompleks II evresinde geometrik süslemeli çakmaktaşı yongalar ile öğütme taşları görülür. Teknokompleks III aşamasında yiyecek bitkisi kullanımının arttığı düşünülür. Bu evrede bulunan kürek kemiği bıçakları Erken Natufian kültürlerini andırır. Teknokompleks IV evresinde ise cilalı taş balta parçası bulunmuştur.
Orta Paleolitik buluntuları olan en eski kalıntılar kenar kazıyıcılar ve levallois tekniği ürünleri içerir. Epipaleolitik seviyelerde geometrik olmayan mikrolitler ve prizmatik çekirdekler baskındır. Üst Paleolitik buluntularında ise daha kaba görünümlü yongalama artıkları görülür.
Fauna incelemeleri, buranın Epipaleolitik'te mezbaha gibi kullanılmış ve koyun-keçi odaklı bir avlanma yapılmış olabileceğini işaret eder. Bitki kalıntıları analizi, alanın mevsimsel kamp yeri olarak tekrar tekrar kullanıldığını gösterir. Yabani badem, fıstık ve palamut bu dönemde tüketilmiştir.
Özellikle ilkbahar sonundan sonbahar başına kadar yoğun avlanma izlerine rastlanmıştır. Kış ve ilkbaharda da yer altı bitkileri tüketilmiş olabilir. Üst katmanlarda çanak çömlek parçaları bulunmuştur. Ayrıca Neolitik döneme tarihlenen mezar izleri de ortaya çıkarılmıştır.
Gezgin değerlendirmeleri
Buraya giden gezginlerin puanları, yorumları ve fotoğrafları.
Son güncelleme: 10 Ekim 2026

