MÖ 333 yılında Büyük İskender'in kuşatmasına teslim olmayan bu Pisidya kenti, Güllük Dağı'nın zirveleri arasında konumlanan vadinin içerisinde yer alır.
- Antik kent
- Millî park
- Ören yeri
- Dağ
- Orman
- Arkeoloji
- Tarih
- İlkbahar
Bir bakışta
- Varış
- Tekneyle ya da patikadan
- Ziyaret süresi
- Yaklaşık 1–2 saat≈ tahmini
- Giriş
- Ücretli; Museum Pass The Mediterranean geçerlidir.
- Açık olduğu saatler
- 08:00 ile 19:00 saatleri arasında açıktır, gişe kapanış saati ise 17:00'dir.
- Zorluk
- Şehre ulaşmak için ana yoldan itibaren dik bir yoldan tırmanılması gerekmektedir.
- Otopark
- Alana araçla gelenler için tırmanış patikası öncesinde bir otopark bulunmaktadır.
Termessos neden önemli?
Burası, Büyük İskender'in Anadolu seferi sırasında kuşatıp ele geçirmeyi başaramadığı ender müstahkem dağ kentlerinden biri olmasıyla ünlüdür. Sarp kayalıklar üzerine inşa edilen savunma sistemi benzersiz bir mimari örneğidir.
Kentin terk edildikten sonra yeni bir yerleşime sahne olmaması, eski mimarisinin bozulmadan korunmasını sağlamıştır. Tiyatro, meclis binası, tapınaklar ve derin sarnıçlar orman dokusu içinde son derece bütüncül kalmıştır.
Bölgede tespit edilen 1.300 civarındaki yazıt, Anadolu epigrafisi açısından büyük bir belge arşivi sunar. Ayrıca Antalya Müzesi'nde sergilenen ünlü Köpek Lahdi, kentin mezar sanatındaki ustalığını gösteren eşsiz bir eserdir.
Termessos nasıl gidilir?
Ören yerine ulaşım arabayla Antalya yönünden gelen D350 karayolu üzerinden sağlanır. İlçe sınırları içerisindeki Güllük Dağı'na arabayla 9 dakika, yani yaklaşık 3,6 kilometre mesafededir.
Karayolunun 22. kilometresindeki Yenicekahve mevkiinden sapan dağ yolu izlenerek millî parka girilir. Antik kentin kalıntıları bu noktada bulunan Helenistik Dönem sur duvarlarıyla ziyaretçileri karşılamaya başlar.
Saatler dönemsel olarak değişebilmekle birlikte gişe kapanışı 17.00, alan ziyareti bitişi 19.00 olarak belirlenmiştir. Dağ yamacındaki üst kalıntılara ulaşmak için otoparktan başlayan dik ve zorlu bir orman patikası yürünür.
Araçla
D350 karayolundan milli park girişine ayrılan yolla ulaşım sağlanır.
Patikadan
Otoparktan sonra şehre tırmanan patika izlenir.
Varış noktası
TermessosKorkuteli, Antalya
Harita uygulamasında aç
Gitmeden önce bil
Şehir kapısının doğusundaki sur duvarlarında yer alan zarla kehanet yazıtlarını inceleyin.
Odeonun güneybatısındaki Artemis Tapınağı girişinde Aurelia Armasta adına yazılmış adak kitabesini görün.
Güllük Dağı nekropolünde MÖ 4. yüzyıla ait atlı savaşçı kabartması taşıyan ve Alketas'a ait olduğu düşünülen mezarı ziyaret edin.
Termessos'a ait olan şiirsel kitabeli Stefanos Köpek Lahdini görmek için Antalya Müzesi Lahitler Salonuna gidin.
Ziyaret adabı
Yeri korumak ve rahat gezmek için
Zemin taşlık ve engebelidir, kaygan tabanlı ayakkabı uygun değildir; alan büyük ölçüde açıktır, gölge ve su sınırlıdır.
Termessos nerede?
Antik kent, Antalya il merkezine 30 kilometre mesafede kuzeybatı yönünde yer alır. Yerleşim, günümüzde Korkuteli karayolu üzerinden ulaşılan sarp ve dağlık bir arazide bulunur.
Kalıntılar ortalama 1.050 ile 1.150 metre yüksekliğindeki doğal bir dağ platformuna yayılır. Alanın tamamı günümüzde Güllük Dağı Termessos Millî Parkı sınırları içerisinde koruma altındadır.
Antik yerleşim, Pisidya bölgesinin tarihsel olarak Milyas adıyla anılan güneybatı kesiminde kuruludur. Şehrin egemen olduğu topraklar antik dönemde güneydoğu istikametinde Antalya Körfezi'na kadar geniş bir alana uzanıyordu.
Termessos hangi döneme ait?
Dağlık alandaki kalıntıların temel dokusu Helenistik, Roma ve Doğu Roma dönemlerinin mimari karakterini yansıtır. Yerleşimin bilinen en eski kökenleri ise Anadolu'nun yerli halklarından Luwiler ve onlardan türeyen Solymlere uzanmaktadır.
Tarihsel süreçte Makedon ve Pergamon etkileriyle şekillenen kentte, MÖ 4. yüzyıldan kalma anıtsal mezarlar gibi erken Helenistik ögeler dikkati çeker. Özellikle Alketas Mezarı, bu dönemin önemli tarihî kanıtlarından biridir.
Mimari zenginliğin zirvesine işaret eden MÖ 1. yüzyıla ait odeon ile MS 2. yüzyıldan kalan Hadrianus dönemi tapınakları Roma evresini temsil eder. Kentin yapısal gelişimi 5. yüzyıldaki terk edilişine kadar sürmüştür.
Termessos ne kadar ayakta?
Sarp topografyasının sağladığı doğal koruma sayesinde burası, Türkiye'nin en iyi durumdaki antik şehirlerinden biri olarak varlığını sürdürür. Kentin savunma duvarları, su sarnıçları ve anıtsal binalarının önemli bir kısmı belirgindir.
Agoranın doğusunda yamaca yaslanan ve deniz körfezine bakan 4-5 bin kişi kapasiteli tiyatronun oturma sıraları büyük ölçüde yerindedir. Tiyatronun 100 metre güneybatısında ise çatı yüksekliğine kadar ayakta kalmayı başarmış meclis binası yer alır.
Agoranın batı cephesinde II. Attalos Stoası, kutsal alanda Artemis dâhil altı tapınağın temelleri görülebilir. Şehrin güneybatısındaki Kurucunun Evi olarak bilinen villanın cephe duvarı altı metre yüksekliğiyle ayaktadır.
Sık sorulan sorular
Termessos kimler yaptırmış?
Termessos'a ne zaman gidilmeli?
Termessos ne kadar ayakta?
Tarihçe
Bölge, Anadolu'nun köklü topluluklarından Luvilerin soyundan gelen Solymler tarafından inşa edilmiştir. Yunan mitolojisinde kentin efsanevi kurucusunun Bellerophontes olduğu düşünülür. Şehrin tarih sahnesinde belirginleşmesi, Makedon Kralı İskender'in MÖ 333 yılında yerleşimi kuşatmasıyla başlamıştır. Makedon kralı, Pamfilya bölgesinden Frigya yönüne ilerlemek için kentin bulunduğu sarp dağ geçidini kullanmak istemiştir. Termessosluların güçlü savunması karşısında sarp kayalıkları aşamayan ordu, yerleşimi alamayarak kuzeydeki Sagalassos'a yönelmek zorunda kalmıştır.
İskender'in ölümünden sonra generalleri arasında patlak veren mücadelelerde kent sığınak işlevi görmüştür. MÖ 319 yılında Küçük Asya'nın hâkimi olduğunu ilan eden Antigonos Monophtalmos, rakibi Alketas'ı Pisidya içlerine kadar takip etmiştir. Sayıca üstün orduyla başa çıkamayan Alketas, yerel halkın koruması altına girmiştir. Kuşatma uzayınca şehrin ileri gelenleri kenti yıkımdan kurtarmak için onu teslim etme kararı almıştır. Buna karşı çıkan gençler savaşmak için gizlice dışarı çıkarken, düşman eline geçeceğini anlayan Alketas intihar etmiştir. İleri gelenler bedeni Antigonos'a vermiş, komutan cesede 3 gün boyunca eziyet edip bölgeden ayrılmıştır. Ardından gençler cenazeyi geri alarak onun anısına muazzam bir anıt mezar dikmiştir. İlerleyen yıllarda yerleşim, denize ulaşan toprakları sebebiyle Ptolemaioslar tarafından kontrol edilmiştir.
Araxa antik kentinde bulunan bir yazıt, yerleşimin MÖ 2. yüzyılda Likya şehirleri birliğiyle savaştığını gösterir. Yine aynı dönemde MÖ 189 yılında komşu şehir İsinda ile de çatışmalar yaşanmıştır. İsinda'yı kuşatan yerel güçler, Roma konsülünün askerî müdahalesi sonucunda geri çekilmiş ve 50 talent gümüş tazminat ödemiştir. Bu yıllarda asıl yerleşimin güneybatısında 85 kilometre mesafede Oinoanda civarında Termessos Minor adlı bir koloni kurulmuştur. Şehir, eski ve zorlu düşmanı Selge'ye karşı Pergamon hükümdarı II. Attalos ile dostane ilişkiler geliştirmiştir. Pergamon kralı bu ittifakın bir nişanesi olarak agoraya iki katlı sütunlu bir galeri inşa ettirmiştir.
Roma Cumhuriyeti ile kurulan iyi ilişkiler neticesinde kente, MÖ 71 yılında Romalı senatörlerce kendi kendini yönetme hakkı tanınmıştır. Bu bağımsızlık döneminde basılan sikkelerin üzerinde "Özerk" ibaresine yer verilmiştir. İmparatorluk devrinde Likya ve Pamfilya eyaletinin bir parçası hâline gelen yerleşim, özellikle MS 2. ve 3. yüzyıllarda oldukça zenginleşerek gelişmiş bir taşra kenti görünümüne kavuşmuştur.
Görkemli antik kentin sonunu hazırlayan olay büyük bir deprem olmuştur. Deprem esnasında şehre su taşıyan kemerlerin yıkılmasıyla yerleşimin su tedariki tamamen kesilmiştir. Yaşamsal kaynağını kaybeden halk, bölgeyi aşamalı olarak terk etmiş ve kent 5. yüzyılda tamamen boşaltılmıştır. Sonraki dönemlerde üzerine yeni bir yerleşim kurulmaması, yapıların günümüze olağanüstü bir bütünlük içinde korunarak ulaşmasını sağlamıştır.
Gezgin değerlendirmeleri
Buraya giden gezginlerin puanları, yorumları ve fotoğrafları.
Son güncelleme: 9 Ekim 2026
