Roma İmparatoru Vespasianus ile Titus'a ithaf edilen Vespasianus Çeşmesi, Side Antik Kenti girişindeki ana cadde üzerinde ücretsiz incelenebilir.
Bir bakışta
- Varış
- Arabayla kapıya kadar
- Giriş
- Ücretsiz.
Vespasianus Çeşmesi hangi döneme ait?
Yapı, Roma dönemine aittir ve yazıtına göre İmparator Vespasianus ile Titus'a ithaf edilmiştir. Esas bina, genel uzunluğu 6,40 metreye ulaşan U şeklinde bir plana ve iki yan çıkıntıya sahiptir. Özü konglomera ve kumtaşından, dış kısımları kalker taşından yapılan anıtın altında 1,15 metre yüksekliğinde mermer kaplı kaide bulunur.
Vespasianus Çeşmesi'ne nasıl gidilir?
Manavgat ilçe merkezinden Side yönüne giden yerel otobüs veya dolmuşlarla antik kentin girişine ulaşılır. Anıt, Side Antik Kenti'nin girişinde uzanan ana cadde üzerinde yer alır.
Toplu taşımayla
Manavgat'tan Side otobüs veya dolmuşlarıyla antik kent girişine ulaşılır.
Araçla
Anıtın hemen yanından araç trafiği geçmektedir.
Aracını bırakacağın yer
Yerin hemen yakınındaOraya yol tarifi
Varış noktası
Vespasianus ÇeşmesiManavgat, Antalya
Harita uygulamasında aç
Gitmeden önce bil
Kemerin ve anıtın hemen yanından tek şeritli dönüşümlü araç trafiği aktığı için yol kenarında dururken dikkatli olun.
Tarihi kemer ve mimari kalıntılar bir arada yer aldığından burayı fotoğraf çekim noktası olarak değerlendirebilirsiniz.
Sol çıkıntıda yer alan 3,17 metre boyundaki yivli Korint nizamı yarım sütun parçasını yakından gözlemleyin.
Vespasianus Çeşmesi nerede?
Vespasianus Çeşmesi, Antalya'nın Manavgat ilçesindeki Side Antik Kenti'nin girişinde, antik tiyatro ile müze arasında ana cadde üzerinde bulunur. Yarımadanın orta kesiminde, direkli ana caddedeki kemerli tak ile tiyatronun arasında konumlanır. Yapının arka duvarı, buradaki 4,30 metre kalınlığındaki duvara çarpık biçimde yaslanır.
Sık sorulan sorular
Vespasianus Çeşmesi neden önemli?
Vespasianus Çeşmesi kimler yaptırmış?
Vespasianus Çeşmesi ne zaman gidilmeli?
Tarihçe
Anıtın gerisindeki duvarın, milattan sonra 4. yüzyıl ortalarında kenti yarı yarıya küçülten surun bir parçası olduğu anlaşılır. Yapı inşa edildiğinde toprak altında kalan alt konglomera tabakası, daha sonra eğimli cadde seviyesinin alçalmasıyla ortaya çıkmıştır.
Tiyatrodan ve taktan düşen taş blokların altında kalan kalıntılar, yürütülen arkeolojik kazılarla gün ışığına çıkarıldı. Yapının üçte ikisi 1961 yılında Türk Tarih Kurumu ve çeşitli bağışların desteğiyle Dr. Machatschek nezaretinde restore edildi. Epigrafik incelemeler ise Profesör Bean tarafından tamamlandı.
Gezgin değerlendirmeleri
Buraya giden gezginlerin puanları, yorumları ve fotoğrafları.
Son güncelleme: 15 Ekim 2026

